Ara
  • Deniz

Özlem/Sevgi/Sıkıntı/Sağlık/Takıntı

En son güncellendiği tarih: Haz 28

Ailenin ilk çocuğu ve torunu olarak el bebek gül bebek bir çocukluk geçirdim. Tüm ilgi üzerimdeydi ta ki kardeşim doğana kadar. Hiç gocunmadım bu durumdan, aksine mutlu bile oldum diyebilirim.

Güzel bir aile ortamımız vardı. Annemle babam ayrılmış olsa da bunun hepimizin huzuru için en iyisi olduğunu anlayabilecek yaştaydım. O yüzden mutlu oldum bile diyebilirim. Evden babamdı giden, biz annemle beraber kaldık. Ailemize ait iki katlı binanın alt katında otururken, babamın gitmesiyle üst kata, dayım, karısı ve anneannemin yanına taşındık. Kalabalık olmayı bu yüzden hep çok sevdim. Komşular, akrabalar gelir, misafirlerimiz hiç eksik olmazdı. Ama babamı her gün göremediğim için eksikliğini hissediyor ve özlüyordum.

Çocukların cinsiyetlerine göre ebeveynlere olan yakınlık derecesi söylenir hemen; kız çocuk babaya, erkek çocuk anneye düşkün olur diye. Bizde ben bu kritere uysam da kardeşim erkek olmasına rağmen o da babama düşkündü. Belki annem biraz daha normal olabilseydi her şey daha değişik olabilirdi, olabilir miydi?

Normal değil derken kısaca açıklamama izin verin. Güzel bir kalbi vardı ama çok kindar, inatçılığı son noktasına kadar kullanan bir kadın olmasının yanında etrafındakileri en zorlayan huyu temizlik konusunda aşırı hassas oluşuydu. Tamam bunu huy olarak adlandırarak biraz durumu yumuşatmış olabilirim ama gerçek şu ki temiz olmak bir hastalıktı onun için.

Beni doğurduktan sonra başlamış bu takıntılı durum. Sanki hayatını kirletmişim gibiydi ve kardeşimden sonra da daha da fazlalaştı. Her iki doğumundan sonra da bizi kucağına alamamış. Almak zorunda olduğunda da hep yanında olan limon kolonyası ve pamuğuyla silinirmiş. Ne düşünüyordu merak etsem de hiç sormadım. Babam kapalı ve sessiz bir adamdı ama annemden her cevabı alabilirdiniz. Buna rağmen duyacaklarımı hazmedememe korkusuyla sessiz kalmayı ve nelere nasıl tepkiler verdiğini gözlemlemekle yetindim. Ne olursa olsun bizi sevmediğini asla düşünmedim. Çocuklarının sarılmasını ve öpmesini istemeyen nadir annelerden biriydi ve bunun hissettiği sevgiyle alakası yoktu.

Seneler geçti, kızım doğdu ve annem o zaman takıntılarını kenara koymaya başladı. Asla kolonya ve pamuğundan vazgeçmese de torununu kucağına aldı, öptü ve onun da öpmesine izin verdi. Kıskanabilirdim belki bunları gördüğümde ama kızımın şanslı oluşunu mutlulukla seyrettim.

Annem bizi hiç öpmez, sarılmazdı kirlenmek istemediğinden, nadir de olsa öpüştüğümüzde de hemen kolonyayla silinirdi dediğimde kızım hiç inanmadı buna.

Babam sabırlı bir adamdı. Sinirlendiğini, tartıştığını neredeyse hiç görmedim. Kendini tutar, sessizce oturur ama sonunda sıkıntıdan boğulacak gibi olur, kaçar giderdi. Bir gün işten eve geldiğinde, salonun bir duvarından diğerine ip gerildiğini, yıkanan pantolonunun yanında ipe teker teker asılan ıslak paraları görmüş. Ve hiçbir eşyasını almadan ve tek kelime etmeden vurmuş kapıyı çıkmış. Kardeşimle eve geldiğimizde annem durmadan söyleniyordu. Ne söylesek işe yaramayacağını bildiğimiz için sustuk ve sakinleşmesini bekledik.

Ertesi gün kardeşimle okulu ekip babamın iş yerine gittik. Kapıda bizi görünce hiçbir şey söylemeden sarıldı, gözleri dolarak baktı bir bana bir kardeşime. Üzgünüm der gibi baktı, 'Üzülme baba' dedim. Bir süre sessiz kaldık. Omzumuza kollarını attı ve 'Hadi gelin bana yardım edin' diyerek bizi odasına götürdü.

Herkes gibi keşkelerim var ailemle ilgili ama hep şükürler olsun sağlıklılar ve hayattalar demekten asla vazgeçmedim. Özellikle annem çok hastalık geçirdi ama mücadelesini sonuna kadar sürdürdü.

Şimdi ikisi de gitti bu dünyadan. Geride kardeşim, kızım, torunum, akrabalarım, dostlarım var iyi ki dediğim ama yine de kalbim hiç bitmeyecek bir özlemle dopdolu. Geçmeyecek bir özlem, ta ki ben toprak olana kadar..



Annem bana beş kelime söyler misiniz dediğimde bu kelimelerle cevap vermişti. Bu salgın günlerine dair çıkan kelimeleri bana geçmişi çağrıştırdı. Şu günlerde hep anneannem geldi aklıma, ne yapardı acaba şu an yaşasaydı diye.

Anneme tanıdık bir hikaye yazmak istedim. Bazı yerleri benden ama çoğu gerçek. Anneannem ve dedemi özlemle anıyorum..


Deniz Kılınç Tunçeli


#yeniyazı #hikaye #anılar #geçmişzaman #güzelgünleredair #anneme #özlem #aile #sevgi #sıkıntı #sağlık #takıntı


6 görüntüleme

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör

Aşk/Huzur/Güven/Doğa/Matem

Berrak bir isim altında toplanan hayatımı, hiç bilmeyen birinin yazmasını bekleyemem normalde. Ya da içimden gelen beş kelimenin beni tanımaya yetersiz olduğunu. Ben hayatı sanat ile yaşayan biriyim.

Deniz/Mavi/Bulut/Aşk/Su

Üzerimde beyaz bir elbise, kıyıdan yavaşça yürüyorum denizin derinliklerine. Önce ayaklarım hissediyor suyun akışını, sonra bileklerim. Yukarı doğru çıkıyor ve elbisemi yakalıyor uçlarından. Dipte ne

Aşk/Tutku/Özgürlük/Hayat/Dans

Hayat göz pınarlarından süzülen bir damla; yavaşlayan ve hızlanan, hızlanan ve yavaşlayan. Dolduruyorum içini kelimelerimle, renklerle, notalarla. Kelimelerimi bir yandan herkes anlasın istiyor, bir y

  • Facebook
  • Twitter - Grey Circle
  • Instagram - Grey Circle