Ara

Aşk/Huzur/Güven/Doğa/Matem

Berrak bir isim altında toplanan hayatımı, hiç bilmeyen birinin yazmasını bekleyemem normalde. Ya da içimden gelen beş kelimenin beni tanımaya yetersiz olduğunu. Ben hayatı sanat ile yaşayan biriyim. Sanatın her dalından besleniyor, tazeleniyor, mutlu oluyorum. Bu nedenle sanatçılara o kadar saygım sonsuz ve onları o kadar çok seviyorum ki tarif etmem imkansız. Sosyal medya sayesinde onların hayatlarına ulaşma şansım oldu ve bazı temsillerden sonra heyecanımı bastıramayıp teb

Deniz/Mavi/Bulut/Aşk/Su

Üzerimde beyaz bir elbise, kıyıdan yavaşça yürüyorum denizin derinliklerine. Önce ayaklarım hissediyor suyun akışını, sonra bileklerim. Yukarı doğru çıkıyor ve elbisemi yakalıyor uçlarından. Dipte ne var ne yok diye endişelenmeden, denize olan sonsuz güvenimle yürüyorum, kumları, yosunları, taşları hissederek. Aşk gibi diyorum içimden. Belime kadar içerideyim. En çok saçlarımı sever deniz. İçinde dalgalanan ve şekilden şekle giren saçlarımı.. Saçlarımı okşamaya başlıyor ve iç

Aşk/Tutku/Özgürlük/Hayat/Dans

Hayat göz pınarlarından süzülen bir damla; yavaşlayan ve hızlanan, hızlanan ve yavaşlayan. Dolduruyorum içini kelimelerimle, renklerle, notalarla. Kelimelerimi bir yandan herkes anlasın istiyor, bir yandan da bir yerim hep gizli kalsın istiyorum. Noktalarımı ve virgüllerimi öyle dikkatle yerleştiriyorum ki tutkularımdan dolayı kimse beni utandırmasın. Boyuyorum kalbimi gök kuşağı gibi. Ara ara bakıp mutlu oluyor ve herkes ciddiyken ben gülmeye başlıyorum. Farklı olmak için ça

39+4 "1"

39+4 sürecine girmeden öncesi tam bir karmaşaydı. Beklemediğiniz bir anda doktorunuz size yumurtalık rezervlerinizin azaldığını, hatta menapoza girmek üzere olduğunuzu söylese, daha otuz yedi yaşındayken? Neler hissetmedim ki.. Kadınlığımı kaybediyorum dedim ilk duyduğum anda. Nasıl olabilirdi; insanlar kaç yaşına kadar menapoza girmiyorlardı, bu şanssızlık bana mı denk gelmişti? Hayatım boyunca hiç çocuğum olsun diye düşünmedim ama ya hayatımdaki adam yarın öbür gün çocuk is

Hoş geldin kızımız

Güzel kızımız.. Artık seni kollarımıza alıp, koklamak için sabırsızlıkla beklediğimiz aylar, kendini günlere ve hatta saatlere bıraktı. Küçük nefesinle ne zaman bu koskocaman dünyaya gelmek isteyecektin? Her sabah acaba bugün mü geleceksin diye gülümseyerek güne başladım. Doğum anını beynimde bir huzursuzluk ve ne ile karşılaşacağımı bilemediğim anlar olarak değil de ne olursa olsun, gülümseyeceğime kendi kendime söz vererek şartladım. Sen, en masum olan, küçük kızım.. 16 Eyl

İletişim Üzerine

İnsan ilişkileri üzerine son zamanlarda pek çok kitap okudum ki daha önceden pek ilgi duymazdım açıkçası. Fakat şu son senelerde yaşadığım bazı şeyler nedeniyle hem kendimle alakalı hem de başkalarının psikolojilerini anlama ve karşılığında nasıl bir yol çizmem gerektiğiyle alakalı merakım geç de olsa değerli yazarlarla tanışmamı sağladı. İlişkilerin bin bir türlü hali, nedenleri ve niçinleri var, bunu hepimiz biliyoruz. Ama fark etmediğimiz o kadar detay var ki. Mesela bir k

Merhaba

Aslında web sitesi kurmaktan ziyade blog yazma hevesim vardı her zaman. Ama bu isteğimi dile getirdiğimde, bu siteyi hazırlayan Cüneyt bey sadece blog yazmak değil, bir web sitesi kurmanın daha iyi olacağı konusunda beni ikna edince ortaya böyle bir site çıktı. Bu çıkış aslında söyleyeceklerime, paylaşacaklarıma kimsenin karışamadığı, bana özel bir ortam ve şu zamana kadar susup biriktirdiklerime bir vesile olacak, hatıralarıma dair, belki de bana dair olduğu kadar size de da

Çipet

Hadi biraz da onlardan bahsedeyim. Hani gizli kahramanlarımız vardır hayatta; tam düştüğümüz, içinden çıkamadığımız zamanlarda ‘Hadi kalk’ diye sarılan.. Bu kahramanlar genelde eş, dost, ailedir ama ben dört ayaklı dostlarımdan bahsediyorum. Ev değiştirdiğim, insanların ikiyüzlülüğünden, kendimi insanlara ispat etmeye çalıştığım, söylenen yalanların arasında boğulup çıkmaya çalıştığım, maddi manevi herşeyimi yersizce bırakmak zorunda kalıp sıfırdan, kimsenin yardımı olmadan y

Öğüt

Günlüklerle başlayan yazma hevesim, bazen çok uç hayallere kadar gitse de, deneyimledikçe o kadar da kolay olmadığını anladığımda aylarca kaleme kağıda küstüğüm ama hep geri dönmekten kendimi alamadığım bir parçam. İlkokul üçten beri yazdığım günlüklerim hala elimde. Bir ara canım sıkkın olduğunda açar açar okurdum unuttuğum o günlere dair olup bitenleri. Gün içinde yaptıklarımı yazmışım ama bu öyle bir yazmak ki tuvaletimin gelişine kadar. Seneler geçtikçe detaylar varlığını

Hayat..

Hayat adı üstünde; nerede başlayıp nerede biteceği belli olmayan, hikayeleriyle dopdolu, inandıklarınla, hayal ve kırıklıklarıyla, uçsuz bucaksız gibi gözüken ama bir çırpıda biten bir yolculuk. Tamamen bana ait olan bir sayfaya yazılacak ilk yazı için biraz iddialı oldu hayata dair yazmak. Tek bir tarafından yazmak bile sayfalarca; belki de bir kelime. 'Hayat işte' dediğim anların bazıları kabullenip huzur içinde nefes aldığım zamanlara dair. Bazen de istemeden kabullenmek z